MEB BİZİ DİKKATE ALMIYOR MU?

MEB BİZİ DİKKATE ALMIYOR MU?

  • 13.06.2018 9:17:30
No icon

MEB ELEŞTİRİ VE ÖNERİLERİMİZİ DİKKATE ALMALIDIR!

EĞİTİM SEN: MEB Müsteşarı Yusuf Tekin, 11.06.2018 tarihinde Öğretmenlerin Haziran 2018 Mesleki Çalışmaları kapsamında canlı yayında son dönemde çokça tartışılan konularla ilgili kabul etmemizin mümkün olmadığı açıklamalarda bulundu.
 

1- Müsteşar Tekin, bu sene uygulanacak olan yeni ortaöğretime geçiş sistemini savunurken, 2 Haziran 2018 tarihinde yapılan sınavda sorulan ve kamuoyu tarafından yoğun şekilde eleştirilen sorularda da sorun görmediğini belirtti. “Bu sınav kendi içinde ekstra zor bir sınav değildi ama öğrenciler bir önceki TEOG üzerinden yürüdükleri için onlar açısından bir sıkıntı oldu.” Soruların hazırlanmasında, ön çalışmaların yapılmasında, soruların öğrencilerin yaş seviyesi ve hazır bulunuşluk durumları gözetilmeden oluşturulmasına ve sınav için verilen zamanın soruların zorluk derecesine göre planlanmasında sorun görmeyen Sayın Müsteşar, yanlışı öğrencilerin yaptığını dile getirmektedir. Oysaki bu sınav için örnek sorular MEB tarafından yayınlanmış ve öğrenciler hazırlıklarını MEB tarafından yayınlanan örnek sorulara göre yapmıştır. Öğrenciler, özellikle sınavın sayısal bölümünde, beklemedikleri türde sorularla karşılaşmış ve bu durumu telafisi mümkün olmayan bir sınavda yaşamış olmanın ağır etkisi altında kalmışlardır. Müsteşar Tekin’in, bir milyon öğrenciden, yaşattıkları bu travma için özür dilemek yerine, suçun öğrencilerin kendisinde olduğunu ifade etmekten çekinmemesini 1 milyon öğretmen canlı yayında hayretle izlemiştir. 

2- Müsteşar Tekin tarafından ortaöğretime geçiş sınavları ile ilgili kullanılan bir cümle MEB Bürokrasisinin yönetim anlayışını ortaya koymaktadır. “Bu şekilde devam edecek bu sınavlar.” Bu cümle, siz ne derseniz deyin; bilim insanları ne önerirse önersin; kamuoyu hangi konuya dikkat çekerse çeksin, biz bildiğimizi yapmaya devam edeceğiz anlamına gelmektedir. Bu cümle, MEB yönetiminin demokrasiden, tartışmadan ve uzlaşmadan ne kadar uzak olduğunu ortaya koyan önemli bir kanıttır. Kitle örgütlerinin sendikaların, velilerin, öğretmenlerin, öğrencilerin, bilim insanlarının tüm eleştirilerinin ve önerilerinin yok sayılacağının ifadesidir. Günümüz dünyasında, 20 milyona yakın öğrencinin ve 1 milyon öğretmenin eğitim-öğretim faaliyetlerinden sorunlu olan bir kurumun bu yaklaşımla yönetilmesi kabul edilebilir bir durum değildir. 

3- Müsteşar tarafından yapılan açıklamaların her bir bölümü ayrı bir sorun oluşturmaktadır. Müsteşar Tekin’in yaptığı açıklamaların en ilginç olanlarından bir tanesi de sözleşmeli öğretmenlikle ilgili olanıdır. Tekin, sözleşmeli öğretmenliği eğitimde adaleti ve fırsat eşitliğini tesis etmek adına getirdiklerini ifade etmektedir. Sayın Tekin gerçekten bu şekilde mi düşünüyor, bilemeyiz. Ancak emin olduğumuz konu, sözleşmeli öğretmenliğin iktidar tarafından kemdi tercih ettikleri ile çalışmanın aracı olarak kullanılan bir istihdam biçimi olduğudur. “Sözleşmeli çalışma”; kadrolu öğretmenlerle eşit haklara sahip olmadan, en temel haklarını kullanmaktan yoksun, eş durumu tayini hakkı bile verilmeden, güvencesiz çalışmanın adıdır. Aynı işi yapanların eşit haklara sahip olamaması nasıl bir adalet sağlar? Yanıtını merakla beklemekteyiz. 

4- Müsteşar Tekin öğretmenlere dönük performans değerlendirme sistemi ile ilgili eleştirileri de bilgi sahibi olmamaya bağlamaktadır. “Ancak özellikle medyada sendikaların dile getirdiği konuşmalar dışında bir şey bilmiyorlar.” diyerek, sendikaların performansa karşı faaliyetlerinden duyduğu rahatsızlığı dile getirmektedir. Bir sendikanın üyesinin haklarını koruması, oluşabilecek mağduriyetler hakkında uyarıda bulunması kadar doğal ne olabilir? Performans değerlendirmesi ile ilgili Müsteşar Tekin MEB’in yaklaşımını şu cümle ile ortaya koymaktadır: “Buradaki problem şu, bir öğretmenin eksiklerini nasıl ortaya çıkarabiliriz diye öğretmen arkadaşlara soruyoruz.” cümlesi MEB’in eğitim alanında yaşanan sorunların sorumlusu olarak öğretmeni gördüğünün açık ifadesidir. MEB kendi yarattığı sorunların çözümü için adım atamadığı, sorunun kaynağı olarak öğretmenleri gördüğü sürece bu tartışma da yaşanmaya devam edecektir. MEB öğretmenlerin eksikliklerini aramaktan vazgeçip, mesleki gelişimlerine ve her alanda yaşadıkları sorunların çözümüne ufakta olsa bir katkı ne zaman sunacak merakla beklemekteyiz. 5- Müsteşar Tekin tarafından yapılan açıklamada atama bekleyen öğretmenlerle ilgili de bir bölüm vardı. MEB için şu an öğretmen açığının 109 bin olduğunu ifade eden Tekin, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu yıl siyasetçilerin önerdiği şekilde 109 bin veya 150 bin öğretmeni alırsak şu anda fakültelerde okuyan 700 bin öğrencimize biz ne söylemiş olacağız?”. Bu durumu saygısızlık olarak tanımlamaktadır. Öncelikle atama bekleyen öğretmen arkadaşların sorunu artık ertelenmeden çözülmelidir. Fakültelerde okuyan öğrencilerle, atama bekleyen öğretmenleri bu şekilde karşı karşıya getirmek kesinlikle doğru bir tutum değildir. MEB’in yapması gereken planlamaları yapmamış olması ve öngörüsüz şekilde açılan üniversiteler,  bütçe gerekçe gösterilerek yapılmayan atamaların sonuçları bugün acı şekilde karşımıza gelmektedir. Farklı gerekçeler üreterek sorunun üstünü örtmenin zamanı çoktan geçmiştir. Müsteşar Tekin tarafından yapılan açıklamaların kendi bireysel görüşleri olmadığı ortadadır. Ancak MEB’in en üst yöneticilerinden birinin eğitim alanı ile ilgili konulara bu şekilde yaklaşması düşündürücüdür. Eğitim alanında alınan her kararın, atılan her adımın milyonlarca öğrenciyi ve öğretmeni ilgilendirdiğini unutmadan hareket edilmesi en doğru tutum olacaktır.

Bu nedenle MEB’e öneriyoruz:

1- 2018-2019 öğretim yılı için yeni ortaöğretime geçiş sistemi uygulanmamalıdır.

2- Öğrenciler istedikleri okul türünü ve okulları herhangi bir sınırlama olmaksızın seçme hakkına sahip olmalıdır.

3- Öğrenciler istemedikleri okulları tercih etmeye zorlanmamalıdır.

4- Sözleşmeli öğretmenlik uygulaması sona erdirilmeli ve tüm öğretmenler kadrolu istihdam edilmelidir.

5- Performans değerlendirme sistemi tamamen gündemden çıkarılmalıdır.

6- Atama bekleyen öğretmen arkadaşlarımızın sorunu acilen çözülmelidir.

 

Yorumlar