Oldu Mu Yakıştı Mı Sana Sevgili Hocam?

Özel bir sanat okulunda öğretmen olan bir kişinin babası, Prof. Dr. Üstün Dökmen ve sahibi olduğu eğitim kurumları ile ilgili yaşadığı bir olaydan ötürü Dökmen'e tepkisini bir mektupla dile getirdi. Üstün Dökmen'in sahibi olduğu eğitim kurumlarında öğrenc

  • 02.11.2017 14:51:36
No icon

Özel bir sanat okulunda öğretmen olan bir kişinin babası, Prof. Dr. Üstün Dökmen ve sahibi olduğu eğitim kurumları ile ilgili yaşadığı bir olaydan ötürü Dökmen'e tepkisini bir mektupla dile getirdi. Üstün Dökmen'in sahibi olduğu eğitim kurumlarında öğrenciler, veliler ve ööğretmenlerin mağdur olduğunu ifade eden mektupta aynı zamanda diğer ailelerin de Prof. Dr. Dökmen'e artık inanmadıklarını dile getirdi.

İşte o mektup:

İLAHİ ADALET!..

Prof. Dr.’muş!..Eğitim Duayeni’ymiş!..Kendi Eğitim Sistemi’ni geliştirmişmiş de, bu kapsamda Türkiye genelinde onlarca okullar açmışmış!..Yarınlara sözü varmış!..Herkesin din dersi 5’miş de, bu kadar arsız, uğursuz, ahlaksız, hırsız nereden çıkmışmış!..

Kimden mi bahsediyurom?... Yıllardır Küçük Şeyler ve Yönder Okulları diye, binlerce çocuk ve ailenin yanı sıra, onlarca yatırımcıyı kendi eğitim sistemiyle avutup uyutan, finalde de yurt dışı kaynaklı bir eğitim sistemini çalmaya çalışırken enselenen çok sevgili Prof. Dr. Üstün Dökmen’den bahsediyorum!..Malumunuz şu dönem, okullar için kayıt dönemi ve birçok okul gibi Üstün Dökmen Küçük Şeyler Anaokulu ve Yönder Okulları da kayıt telaşında!..Üstün Dökmen’e bağlı bu okullardan velileri arayan görevliler; “Biz sizi Küçük Şeyler Ailesi” veya “Biz sizi Yönder Ailesi olarak arıyoruz” diyerek başlıyorlar konuşmaya!..Ancak geçen gün gözümün önünde öyle bir olay yaşandı ki; resmen içimin yağları eridi!.. Bulunduğumuz okulun resepsiyonunda, karşımda oturan bir veli, o sırada sınıfta öğretmeninden bir sanat dalıyla alakalı özel ders alan minik yavrusunu beklerken, telefonu çaldı ve karşıdaki ses ‘efendim biz sizi Yönder Ailesi olarak arıyoruz’ diyerek söze başlamaya niyetlendi!..Veli anında bir cevapla; “Hoop orda dur bakalım!..

Siz Küçük Şeyler Ailesi veya Yönder Ailesi falan değilsiniz, biz de asla sizin ailenizin bir ferdi değiliz, olamayız da!.. Aile olsanız, eğitim öğretim yılının ortasında Nisan ayında biz velileri ve minicik yavrularımızı mağdur etmez, büyük umutlarla, Üstün Dökmen ismine ve markasına güvenerek sizlere teslim ettiğimiz ve sizlerin de ‘Yarınlara Sözümüz Var’ diyerek teslim aldığınız yavrularımızı, sokakta bırakmazdınız!.. Evet siz ki; Nisan ayı ortasında, henüz eğitim öğretim dönemi bitmemişken size emanet edilen minik evlatlarımızın okuduğu okulun tabelasını indirdiniz!.. Anlaşıldı ki; Sizin bize, çocuklarımıza hiçbir sevginiz, saygınız ve verilmiş bir sözünüz yok!..

Sizin dininiz imanınız para!.. ‘Yarınlara Sözü Olan” o çocukları, dönem ortasında ortada bırakmaz! Ama siz bunu yaptınız!.. Maalesef ki yaptınız!.. Şimdi de hiç utanmadan, sıkılmadan, arlanmadan arayıp, Küçük Şeyler Ailesi, Yönder Ailesi diyorsunuz!.. Ne ailesi be!.. Ne ailesi?” dedi ve telefonu kapattı!..Gelelim mevzuya; Geçtiğimiz günlerde internete bu Prof. Dr. Üstün Dökmen’le ilgili, hırsızlık yaptığı ve enselendiğiyle ilgili bir haber düştü!..

Meğer bu zat-ı muhterem, bir instagram paylaşımında “Ben okullarıma asla Türkçe olmayan isimler koymam” yazmış!.. Sonra görülmüş ki; Bu paylaşımından bir ay önce, yurt dışı menşeli bir eğitim sistemiyle ilgili hırsızlık faaliyetine girişmiş ve enselenmiş!.. Üzerine vazife olmadan, hiçbir tasarrufu bulunmadığı halde, başkalarının yürüttüğü bir eğitim faaliyetini sekteye uğratmak ve karşı tarafı maddi olarak zarara sokmak adına, kendi tasarrufu dışında gelişen işe çomak sokmaya çalışmış ve karşı tarafın kullandığı yabancı menşeli ismi, Türk Patent Enstitüsü’nden almak için, kendi adıyla (ÜSTÜN DÖKMEN) müracaatta bulunmuş!.. Sonrasında durum farkedelip, karşı taraf itiraz edince de, bu Prof. Dr. Üstün Dökmen’in isim/patent başvurusu askıya alınıp, haklı olarak karşı tarafın müracaatı işleme konmuş!..Sen ki; yıllardır ekranlara çıkıp Küçük Şeyler diye diye aileleri, velileri kendi geliştirdiğin eğitim sistemine inandırmış, bu doğrultuda onlarca okul açmış bir adamsın!.. Sen ki; eğitim camiasında DUAYEN kabul edilmiş, ‘Yarınlara Sözümüz Var’ söyleminle de, gönüllerde taht kurmuş bir insansın!.. Sen ki; Eğitim konusunda seri kitaplar yazmış, eğitimci yetiştirmiş, geleceğe verdiğin söz doğrultusunda ailelerden ve velilerden binlerce minik yüreği teslim alıp, onları eğitmeye, geleceğe hazırlamaya söz vermiş, herkesin tanıdığı, bildiği ve güvendiği bir adamsın!..2015 yılında dönemin Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın da bulunduğu salonda; “Herkesin din dersi 5, peki bu kadar hırsız ve ahlaksız nereden çıkıyor” diyerek, hükümetin tepkisini çeksen de, birçoklarının takdirini kazanmış bir insansın!..Oldu mu?

Yakıştı mı sana sevgili HOCAM!..

NOT: Ben kim miyim? O başta belirttiğim okulda velinin minik oğlu K’nın, sınıfta sanat dersi gördüğü öğretmeninin babasıyım!.. Sen bırak velilere ve onların minik evlatlarına verdiğin sözü yerine getirmeyi, başarabilseydin benim öğretmen evladımı da işsiz güçsüz bırakacaktın!.. O nedenledir ki hocam, ya helallik vereceksin, ya mağdur etmeye çalıştığın onca çocuk ve aileden çıkıp özür dileyeceksin, ya da ahirette benim ve diğer mağdurların iki elleri, senin yakanda olacak!.