KESİNLİKLE OKUMALISINIZ

  • 18.01.2018 16:28:42
No icon

Bir padişah bir esirin öldürülmesini emretmişti. Zavallı esir ümitsizlik içinde kendi dilince padişaha sövüp saymaya, uygunsuz şeyler söylemeye başladı. “Canından el çeken, gönlüne geleni söyler” demişler. Padişah esirin ne söylediğini sordu. İyi kalpli vezirlerden biri: “Öfkelerini yenenler ve insanları affedenler cennetliktir, diyor padişahım.” diye cevap verdi.
Hükümdar esire acıdı, kanını dökmekten vazgeçti. Ama ilk konuşana zıt giden bir vezir dedi ki: “Bizim gibilere padişahın huzurunda doğruyu söylemekten başkası yakışmaz. İşte bu esir padişaha küfretti, uygunsuz sözler söyledi.” Hükümdar bu söz üzerine yüzünü buruşturdu ve dedi ki: “Bana onun yalanı senin doğru sözünden daha uygun gelmişti. Çünkü o yalan bir iyilik içindi. Halbuki bu gerçek kötülüğe dayanıyor. İyilik getiren yalan, fitne koparan doğrudan iyidir demişlerdir.”

. . .
Hatırımdadır, çocukluk çağımda pek dindardım. Sürekli geceleri kalkardım. Zühde ve takvaya düşkün idim. Bir gece babamın yanında oturuyordum. Bütün gece gözümü yummamış, Kur’an-ı Kerim’i elimden bırakmamıştım. Bazıları etrafımızda uyuyorlardı.
Babama dedim ki: “Şunlardan birisi kalkıp da iki rekât namaz kılmıyor; ölü gibi uyuyorlar.” Babam dedi ki: “Canım oğul, dedikodu yapacağına keşke sen de uyusaydın!”

. . .
Horasanlı iki derviş birbirlerinden ayrılmadan seyahat ederlerdi. Biri zayıftı, iki gecede bir yemek yerdi. Öbürü kuvvetliydi. Günde üç öğün yemek yerdi. Nasıl olduysa, bunları casus diye bir şehrin girişinde yakaladılar. Her ikisini de bir odaya koyup kapıyı kerpiçle ördüler. İki hafta sonra suçsuz oldukları anlaşıldı. Kapıyı açınca gördüler ki, kuvvetlisi ölmüş, zayıf olanı sağ salim yaşıyor.
Herkes buna hayret etti. Durumu gören bir bilge kişi dedi ki: “Ben bunun aksi olsa şaşardım. Çünkü kuvvetli olan çok yemek yerdi. O açlık ve susuzluğa dayanamadı ve öldü. Oysa öbürü kendini tutardı, adeti üzere açlığa tahammül etti ve sağ olarak kurtuldu.
KAYNAK Sadi-i Şirazî (terc. Hikmet İlaydın), Gülistan (İst. 1991), s. 21, 85, 132.