ÖLÜM TARLALARI Prof. Dr. Adnan Bülent BALOĞLU

İslam ülkelerinin, çivisi çıkmış dünyamızda, bozuk bir satıh üzerinde düşe kalka yol almaya çalıştıklarını daha önce söylemiştik.

  • 06.03.2018 11:19:43
No icon

slam ülkelerinin, çivisi çıkmış dünyamızda, bozuk bir satıh üzerinde düşe kalka yol almaya çalıştıklarını daha önce söylemiştik.

Tarih hızla akarken, İslam ülkeleri de tarihe nispet edercesine her gün yeni bir gündemle uyanıyorlar güne. Dünün çözüm bekleyen sorunlarına bugün yenileri, derken yarın daha başkaları ekleniyor. Bu gidişat hiç hoş değil, uçurumun eşiğinde gezinenler var. Sürekli krizlerle fena hırpalananların tarihin acımasız temposuna uzun süre direnmeleri pek mümkün görünmüyor.

Tarihin ardında kalmak veya tarihin dışına düşmek bu olsa gerek. Bitmiş, yitmiş, tükenmiş, gün sayan toplumların istikameti tarihin mezarlığıdır.

Unutmayalım, toplumlar da canlıdırlar; nefes alır verirler, uyurlar, canlanırlar, olaylar karşısında tepki verirler, kendilerini korumaya alırlar vs…

Ne var ki, Yahya Kemal'in veciz deyişiyle, limandan kalkma vakti gelenler, demir alırlar zamandan, bir sessiz gemi misali, yavaş yavaş, usul usul…

Keza, Yüce Kitabımızda geçmiş kavimlerin her vesileyle anılması boşuna değildir. Yirmi birinci asrın eşiğinden içeri adım atalı epey zaman oldu, lâkin doğu cephesinde değişen pek fazla şey yok.

DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ..